Sayfa Yükleniyor

Skip to content
SEO KOVANI

Web Sitesi Yaptırırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Web Sitesi Yaptırmadan Önce Yalnızca Tasarımı Değil; Domain, Hosting, SEO Altyapısı, Erişim Yetkileri ve Teslim Sürecini Değerlendirmek Gerekir. Bu Rehberde, Projeye Başlamadan Önce Kontrol Etmeniz Gereken Kritik Noktaları Sırasıyla Ele Alıyoruz.

Bir web sitesi için teklif alırken ilk bakışta tasarım örnekleri, teslim süresi ve toplam fiyat öne çıkar. Oysa projelerde yaşanan sorunların önemli bir bölümü sitenin görünümünden değil, işe başlamadan önce kimsenin konuşmadığı ayrıntılardan doğar.

Alan adı kimin hesabında olacak? Hosting erişimi kimde kalacak? Google Search Console ve Analytics hesaplarını kim açacak? Site yayına girdiğinde yönetici şifresini, yedekleri ve lisans bilgilerini teslim alacak mısınız? SEO’yu tasarımdan sonra mı düşüneceksiniz, yoksa sayfa yapısını daha tasarım başlamadan mı planlayacaksınız?

Bu soruların cevabı belirsizse iyi görünen bir kurumsal web sitesi bile uzun vadede işletmeye sorun çıkarabilir. Bu yüzden projeye başlamadan önce kendinize asıl şu soruyu sorun:

Yalnızca neyin tasarlanacağını değil, neyin size ait olacağını ve sitenin nasıl yönetileceğini biliyor musunuz?

Bu rehberde domain, hosting, SEO altyapısı, erişim yetkileri, ölçümleme ve teslim sürecinde kontrol etmeniz gereken noktaları proje sırasına göre ele alıyoruz.

Kısa cevap: Web sitesi yaptırırken önce sitenin iş hedefini ve proje kapsamını belirleyin. Ardından alan adı ve hesap sahipliğini, kullanılacak altyapıyı, mobil deneyimi, sayfa hızını, SEO planını, içerikleri, ölçümleme araçlarını, kişisel veri süreçlerini, teslim koşullarını ve yayın sonrası desteği yazılı olarak netleştirin.

Önce web sitesinin ne yapacağını belirleyin

Bir web sitesi projesinin ilk sorusu “Nasıl görünsün?” değil, “Bu site neyi başarmalı?” olmalıdır.

Yalnızca şirketi tanıtan bir kurumsal web sitesi ile düzenli teklif talebi toplaması gereken bir sitenin sayfa yapısı aynı değildir. E-ticaret sitesi, randevu sistemi, çok dilli kurumsal site veya tek bir hizmete odaklanan landing page de farklı teknik ve içerik gereksinimleri doğurur.

Web tasarımı başlamadan önce aşağıdaki hedeflerden hangilerinin öncelikli olduğunu belirleyin:

  • Telefon veya WhatsApp üzerinden iletişim almak,
  • Teklif formu toplamak,
  • Randevu oluşturmak,
  • Ürün satmak,
  • Bayi veya iş ortağı başvurusu almak,
  • Google’da belirli hizmet sorgularında görünür olmak,
  • Markayı ve referansları kurumsal biçimde sunmak.

Bu kararlar yalnızca ana sayfanın tasarımını değil; menüyü, hizmet sayfalarını, formları, içerik yapısını ve dönüşüm noktalarını da belirler.

Örneğin bir hukuk bürosu için tüm çalışma alanlarını “Hizmetlerimiz” başlığı altında tek sayfada toplamak görsel olarak sade durabilir. Ancak kullanıcılar her hukuki hizmeti farklı sorgularla arıyorsa ayrı ve kapsamlı hizmet sayfaları daha doğru bir bilgi mimarisi oluşturur. Üretici bir firmada da tek bir “Ürünler” sayfası yetmeyebilir; ürün grupları, sektörler ve kullanım alanları ayrı giriş noktaları gerektirebilir.

Web sitesi yaptırmak, önce bu yapıyı kurmakla başlar.

Teklifte yalnızca fiyata değil, kapsama bakın

Web sitesi fiyatları arasında çok büyük farklar görebilirsiniz. Bunun temel nedeni, her teklifin aynı işi kapsamamasıdır.

Bir teklif yalnızca hazır bir temanın kurulumunu içerirken bir başkası bilgi mimarisi, özel tasarım, içerik düzenleme, SEO altyapısı, hız optimizasyonu, analiz araçları, çoklu dil, entegrasyonlar, eğitim ve yayın sonrası desteği birlikte sunabilir.

İki fiyatı karşılaştırmadan önce kapsamların gerçekten aynı olup olmadığına bakın. İyi hazırlanmış bir teklif, en azından şu başlıkları açıkça yanıtlamalıdır:

Kontrol edilecek konuTeklifte netleşmesi gereken
Sayfa kapsamıProjede hangi sayfalar yer alıyor?
TasarımHazır tema mı, özel tasarım mı?
Mobil görünümMobil ve tablet testleri kapsamda mı?
İçerikMetinleri ve görselleri kim hazırlıyor?
SEOTeknik ve sayfa içi SEO kapsamında hangi işler var?
AltyapıWordPress, özel yazılım veya başka bir CMS mi?
LisanslarÜcretli tema ve eklenti lisansları kime ait olacak?
ÖlçümlemeSearch Console, Analytics ve gerekiyorsa Tag Manager kurulumu dâhil mi?
Güvenlik ve yedekYedekleme sıklığı nedir, sorumluluk kimde?
TeslimYönetici hesaplarını, dosyaları ve erişimleri teslim alacak mısınız?
DestekYayın sonrası hata düzeltme ve bakım süresi ne kadar?

“Kurumsal web sitesi yapılacaktır” gibi tek satırlık bir kapsam, proje sonunda tarafların farklı şeyler beklemesine yol açar.

Web tasarım ajansı veya freelancer ile çalışırken en sağlıklı yöntem, neyin yapılacağını olduğu kadar neyin kapsam dışında kaldığını da baştan konuşmaktır.

Web sitesi tamamlandığında gerçekten sizin mi olacak?

Sahiplik, web sitesi yaptırırken en çok gözden kaçan konulardan biridir.

Sitenin şirket logosunu taşıması, bütün hesapların teknik olarak şirkete ait olduğu anlamına gelmez. Alan adı bir ajans çalışanının hesabında durabilir, hosting paneline yalnızca hizmet sağlayıcı erişebilir ya da Analytics hesabı şirketin ulaşamadığı bir kullanıcıya bağlı olabilir.

Proje sürerken bu durumu çoğu zaman kimse fark etmez. Asıl problem, hizmet sağlayıcıyı değiştirmek istediğinizde ortaya çıkar.

Alan adı kimin adına kayıtlı olmalı?

Alan adı, işletmenin dijital kimliğinin temel parçalarından biridir. Mümkünse kayıt hesabı işletmenin kontrolünde olmalı; şirket, kayıt ve yenileme bilgilerine her zaman erişebilmelidir.

ICANN, alan adı kayıt sahibini “registrant” olarak tanımlar ve kayıt sahibinin alan adını yönetme ve belirli koşullar altında başka bir kayıt kuruluşuna transfer etme hakları bulunduğunu belirtir.[1]

Ajansın alan adının teknik yönetimini üstlenmesi normaldir. Ancak işletmenin kendi alan adına erişemediği bir yapı gereksiz bir bağımlılık yaratır.

Teslim veya sözleşme aşamasında şu soruların cevabını netleştirin:

  • Alan adı hangi kayıt kuruluşunda?
  • Kayıt hesabına kim erişebiliyor?
  • Yenileme bildirimleri hangi e-posta adresine geliyor?
  • DNS kayıtlarını kim yönetiyor?
  • Gerektiğinde transfer koduna ulaşabiliyor musunuz?

Hosting ve sunucu erişimleri de konuşulmalı

Hosting, web sitesinin dosyalarının ve veritabanının çalıştığı altyapıdır. İşletmenin her projede sunucuyu doğrudan yönetmesi gerekmez; ancak hizmetin hangi firmadan alındığını, paketin içeriğini, yenileme tarihini ve yedekleme politikasını bilmesi gerekir.

Ajans değiştiğinde siteyi taşımak için WordPress yönetici şifresi tek başına yetmeyebilir. Veritabanı, site dosyaları, DNS ayarları, e-posta kayıtları ve lisanslar da bu sürecin parçasıdır.

Bu yüzden “Siteyi istediğim zaman başka bir firmaya taşıyabilir miyim?” sorusunu sözleşmeyi imzalamadan önce sorun.

Yönetici hesapları kişisel hesaplarda kalmamalı

Bir başka risk, şirketin kullandığı servislerin çalışanların veya ajans personelinin kişisel hesaplarında yer almasıdır.

Google Search Console, site sahibinin arama performansını ve indeksleme durumunu takip ettiği temel yönetim aracıdır. Google, doğrulanmış sahibin Search Console’da en yüksek yetki düzeyine sahip olduğunu ve tek doğrulanmış sahibin erişimi kaybolursa sahipliğin yeniden doğrulanması gerekebileceğini belirtiyor.[2]

Google Analytics için de benzer bir durum geçerlidir. Analytics’te kullanıcı ve yönetici yetkilerini hesap veya mülk düzeyinde ayrı ayrı yönetebilirsiniz.[3]

Kurumsal bir web sitesi projesinde aşağıdaki hesapların şirketin kontrolünde olması daha sağlıklı bir yapı kurar:

  • Domain hesabı,
  • Hosting hesabı veya erişim bilgileri,
  • WordPress veya CMS yönetici hesabı,
  • Google Search Console,
  • Google Analytics,
  • Kullanılıyorsa Google Tag Manager,
  • Varsa Google Business Profile yönetim erişimi,
  • Kullanılıyorsa CDN ve güvenlik servisleri,
  • Premium tema, eklenti veya yazılım lisansları.

Ajansın bu araçlarda yetkili kullanıcı olması normaldir. Sorun, işletmenin kendi dijital varlığına erişememesidir.

WordPress mi, özel yazılım mı? Kararı ihtiyaç belirlemeli

Web sitesi yaptırmak isteyen şirketlerin sık karşılaştığı sorulardan biri de altyapı seçimidir.

WordPress; kurumsal web siteleri, bloglar ve içerik odaklı birçok proje için esnek bir içerik yönetim sistemidir. Ancak her proje için otomatik olarak doğru seçenek değildir. “Özel yazılım” ifadesi de tek başına daha kaliteli veya daha güvenli bir site anlamına gelmez.

Karar verirken şu ihtiyaçlara bakın:

  • İçerikleri şirket içinden kim düzenleyecek?
  • Özel kullanıcı rolleri gerekiyor mu?
  • CRM, ERP veya başka sistemlerle entegrasyon gerekiyor mu?
  • Üyelik veya özel iş akışları var mı?
  • Çok sayıda ürünü veya veri kaynağını yönetmeniz gerekecek mi?
  • Çoklu dil gereksinimi var mı?
  • Siteyi gelecekte başka bir ekip devralabilecek mi?
  • Kullanılan teknolojinin bakımını sürdürebilecek yeterli uzman var mı?

Basit bir kurumsal site için gereğinden karmaşık bir özel yazılım geliştirmek bakım maliyetini artırabilir. Öte yandan özgün iş kuralları olan bir platformu yalnızca hazır eklentilerle ayakta tutmaya çalışmak da ileride teknik borç yaratabilir.

Altyapı seçimi bir prestij kararı değil, ihtiyaç ve sürdürülebilirlik kararıdır.

SEO, site bittikten sonra eklenen bir paket olmamalı

“Önce siteyi bitirelim, sonra SEO yaparız” yaklaşımı, özellikle kurumsal web sitesi projelerinde gereksiz iş tekrarına yol açar.

Çünkü SEO yalnızca title ve meta description yazmaktan ibaret değildir. Site mimarisi, URL yapısı, hizmet sayfalarının ayrımı, iç bağlantılar, içerik planı, taranabilirlik ve mevcut site yenileniyorsa eski URL’lerin taşınması gibi konuları tasarım aşamasından önce planlamak gerekir.

Google’ın SEO Başlangıç Kılavuzu, arama motorlarının içeriği anlamasına ve kullanıcıların siteyi keşfetmesine yardımcı olmayı SEO’nun temel amacı olarak açıklıyor. Google ayrıca bağlantıların yeni sayfaların keşfinde önemli bir rol oynadığını belirtiyor.[4]

Web tasarımı ve SEO’yu birbirinden bağımsız yürütmek yerine aynı bilgi mimarisi üzerinde birlikte ele almak, sonradan yapılacak düzeltmeleri önemli ölçüde azaltır. Bunun için projeye başlamadan önce en azından şu sorulara cevap verin:

Hangi hizmet için hangi sayfayı kullanacaksınız?

Birbirinden farklı hizmetleri tek sayfaya sıkıştırmak, hem kullanıcı niyetini hem de arama hedefini belirsizleştirir.

URL yapısı nasıl olacak?

Yayından sonra URL’leri gereksiz yere değiştirmek, yönlendirme ve ölçümleme ihtiyacı doğurur.

Eski site yenileniyorsa mevcut organik görünürlüğü nasıl koruyacaksınız?

Sıralama alan URL’leri kaldırmak veya karşılıksız değiştirmek trafik kaybına yol açabilir. Eski ve yeni URL eşlemesi, web sitesi yenileme planının ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

Sayfalar birbirine nasıl bağlanacak?

Blog içeriklerini, hizmet sayfalarını ve alt hizmetleri birbirinden kopuk bırakmayın. İç bağlantılar hem kullanıcıya hem de arama motorlarına sayfalar arasındaki ilişkiyi gösterir.

Hangi alanların indekslenmesini istemiyorsunuz?

Test sayfalarını, filtre sonuçlarını ve geçici URL’leri yayından önce kontrol edin.

Mobil uyumluluk sadece ekranın küçülmesi değildir

Mobil uyumlu web tasarımı denildiğinde çoğu zaman masaüstü tasarımın telefona sığdırılması akla gelir.

Oysa kullanıcı mobil cihazda farklı koşullarda hareket eder. Menüye parmağıyla ulaşır, formları küçük ekranda doldurur, telefon numarasına dokunarak arama yapmak ister ve yavaş bağlantıda sayfanın açılmasını bekler.

Mobil testte yalnızca tasarımın bozulup bozulmadığına değil, gerçek kullanım akışına da bakın.

Google’ın sayfa deneyimi rehberi de içeriğin mobil cihazlarda iyi görüntülenmesini, güvenli sunulmasını ve ana içeriğin rahatça ayırt edilebilmesini iyi bir sayfa deneyiminin parçaları arasında sayıyor.[5]

Kurumsal web sitesini yayına almadan önce en azından şu adımları gerçek bir telefonda deneyin:

  • Menü açılıyor mu?
  • Telefon ve WhatsApp bağlantıları çalışıyor mu?
  • Form alanlarını doldurmak rahat mı?
  • Butonlar birbirine çok yakın mı?
  • Açılır pencereler içeriği kapatıyor mu?
  • Tablo ve görseller ekrandan taşıyor mu?
  • Yazı boyutları okunabilir mi?
  • Sayfada beklenmedik kaymalar oluyor mu?

Masaüstünde kusursuz görünen bir site, potansiyel müşterinin kullandığı cihazda işlevsiz kalabilir.

Hız testi tek bir puandan ibaret değil

Web sitesi hızı, kullanıcı deneyimi ve teknik kalite açısından önemlidir. Ancak yalnızca PageSpeed Insights’ta “100” puan almaya odaklanmak doğru bir hedef değildir.

Google, Core Web Vitals kapsamında üç temel kullanıcı deneyimi metriğini öne çıkarıyor:[6]

  • LCP (Largest Contentful Paint): Ana içeriğin yüklenme performansını ölçer. İyi deneyim için hedef 2,5 saniye veya altıdır.
  • INP (Interaction to Next Paint): Kullanıcı etkileşimlerine verilen yanıtı ölçer. İyi deneyim için hedef 200 milisaniye veya altıdır.
  • CLS (Cumulative Layout Shift): Sayfadaki beklenmedik görsel kaymaları ölçer. İyi deneyim için hedef 0,1 veya altıdır.

Google ayrıca iyi Core Web Vitals sonuçlarının tek başına üst sıralamayı garanti etmediğini özellikle vurguluyor.[5][6]

Performans çalışmasının amacı yalnızca skor üretmek değil, siteyi gerçek kullanıcı için daha hızlı ve kararlı hâle getirmektir.

Ağır video dosyalarını, gereksiz animasyonları, çok sayıda üçüncü taraf kodunu, büyük boyutlu görselleri ve gereksiz eklentileri daha tasarım aşamasında kontrol ederseniz sonradan gereken performans düzeltmeleri azalır.

İçerikler tasarım bittikten sonra düşünülmemeli

Kurumsal web sitesi projelerinde sık görülen bir başka problem, tasarımı Lorem Ipsum metinleriyle tamamlayıp gerçek içerikleri en sona bırakmaktır.

Bu yaklaşım hem tasarımı hem de SEO’yu zorlaştırır. Çünkü bir sayfanın gerçek içeriğini bilmeden doğru bilgi hiyerarşisini kurmak zordur.

Örneğin bir hizmet sayfasında aşağıdaki bilgilere yer vermeniz gerekiyorsa tasarımı da bu içeriğe göre kurmalısınız:

  • Hizmetin ne olduğu,
  • Kimler için uygun olduğu,
  • Süreç,
  • Teslim kapsamı,
  • Sık sorulan sorular,
  • Referans veya örnek çalışmalar,
  • İletişim veya teklif adımı.

Aksi hâlde metni tasarıma uydurmaya çalışırsınız. Sonuçta ya gereksiz uzun bölümler ya da kullanıcı sorularını cevaplamayan çok kısa metinler ortaya çıkar.

İçerik, yalnızca SEO için var olan bir paragraf değildir; kullanıcının karar verebilmesi için ihtiyaç duyduğu bilgidir.

Güven veren web sitesi ile “kurumsal görünen” site aynı şey değil

Kurumsal bir web sitesinde güveni yalnızca renk paleti ve tipografi oluşturmaz.

Ziyaretçi, şirketin gerçekten var olduğunu, sunduğu hizmetin kapsamını ve gerektiğinde nasıl iletişime geçebileceğini anlamak ister. Şirket bilgileri, açık iletişim kanalları, hizmet kapsamı, gerçek referanslar, ekip veya yetkinlik bilgileri ve gerekli hukuki metinler bu yüzden sitede görünür olmalıdır.

İletişim ve teklif formlarında hangi kişisel verileri topladığınızı da gözden kaçırmayın.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında veri sorumlusunun ilgili kişiyi verilerin hangi amaçla ve hangi hukuki sebeple işlendiği gibi konularda bilgilendirmesi gerektiğini belirtiyor.[7] Zorunlu olmayan çerezlerde kullanılan veri işleme yöntemini ve açık rıza gerekliliklerini de ayrıca değerlendirmek gerekir.[8]

Her web sitesinin veri işleme yapısı farklıdır. Hazır bir KVKK veya çerez metnini kopyalamak yerine işletmenin gerçek süreçlerine uygun hukuki metinler hazırlayın; gerektiğinde bu bölümü bir hukuk danışmanıyla birlikte ele alın.

Search Console ve Analytics kurulmadan site “tamamlandı” sayılmamalı

Yeni bir web sitesinin yayına girdiğinde yalnızca çalışıyor olması yeterli değildir; nasıl performans gösterdiğini de ölçebilmeniz gerekir.

Google Search Console ile sitenin Google Arama’daki performansını, indeksleme durumunu ve bazı teknik sorunları takip edebilirsiniz. Google Analytics ise kullanıcı davranışlarını ve dönüşümleri ölçmenize yardımcı olur.

Ölçüm planını proje sonuna bırakmayın. Şu soruların cevabını önceden belirleyin:

  • Hangi form gönderimini dönüşüm olarak sayacaksınız?
  • Telefon tıklamalarını ölçecek misiniz?
  • WhatsApp tıklamalarını takip edecek misiniz?
  • Randevu veya teklif adımını ayrı ölçecek misiniz?
  • Çoklu dil varsa performansı nasıl ayrıştıracaksınız?
  • Reklam kampanyaları varsa gerekli etiketleri nereden yöneteceksiniz?

Bir web sitesinin “Müşteri getiriyor mu?” sorusuna cevap verebilmek için önce hangi davranışı müşteri sinyali olarak kabul ettiğinizi tanımlamanız gerekir.

GEO ve yapay zekâ aramaları web tasarım aşamasında nasıl düşünülmeli?

GEO, yani üretken yapay zekâ destekli aramalarda görünürlük konuşulurken birçok işletme yeni web sitesine özel bir “AI dosyası” ya da gizli bir optimizasyon katmanı eklemesi gerektiğini düşünüyor.

Google’ın güncel dokümantasyonu bunun aksini söylüyor. Google, AI Overviews ve AI Mode’da görünmek için ayrı bir teknik şart veya özel schema.org işaretlemesi gerekmediğini, temel SEO uygulamalarının geçerli olmaya devam ettiğini belirtiyor.[9]

Google’ın bir sayfayı bu özelliklerde destekleyici bağlantı olarak gösterebilmesi için sayfanın önce indekslenebilir olması ve Google Arama’da snippet ile gösterilmeye uygun teknik koşulları karşılaması gerekir.[9]

Dolayısıyla yeni bir kurumsal web sitesinde GEO açısından da temel yapı değişmez:

  • Önemli bilgiler metin olarak sayfada bulunmalı.
  • Her sayfanın konusu ve amacı açık olmalı.
  • Hizmetler birbirinden doğru biçimde ayrılmalı.
  • Kullanıcıların gerçek sorularına doğrudan cevap verilmeli.
  • İç bağlantılar sayfalar arasındaki ilişkiyi kurmalı.
  • Yapılandırılmış veri kullanılıyorsa görünür içerikle uyumlu olmalı.
  • Marka, hizmet, lokasyon ve uzmanlık bilgileri birbiriyle çelişmemeli.

Örneğin “Türkiye’nin lider çözümlerini sunuyoruz” gibi genel bir marka ifadesi, ne Google’a ne de kullanıcıya şirketin ne yaptığını açıkça anlatır. Buna karşılık “B2B üretim firmaları için çok dilli kurumsal web siteleri tasarlıyoruz” gibi somut bir ifade şirket, hizmet ve hedef kitle ilişkisini çok daha net kurar.

GEO için en güçlü hazırlıklardan biri, web sitesini daha en başta anlaşılır bir bilgi mimarisiyle kurmaktır.

Web tasarım ajansı seçerken hangi soruları sormalısınız?

Portföy önemlidir; ancak tek başına yeterli değildir.

Bir ajans çok estetik siteler tasarlayabilir ama SEO geçişlerini, analitik kurulumunu veya teslim sonrası sahipliği sistematik biçimde yönetmeyebilir. Teknik açıdan güçlü başka bir ekip ise şirketin marka dilini ve içerik ihtiyacını anlamakta zorlanabilir.

Görüşme sırasında soracağınız şu sorular, ekibin çalışma biçimini anlamanıza yardımcı olur:

  1. Proje başlamadan önce site mimarisini nasıl oluşturuyorsunuz?
  2. Tasarım hazır tema mı, özel tasarım mı olacak?
  3. İçerikleri kim hazırlayacak, kim onaylayacak?
  4. Kapsamdaki SEO çalışması tam olarak neleri içeriyor?
  5. Mevcut site yenileniyorsa URL yönlendirmelerini kim hazırlayacak?
  6. Mobil ve performans testlerini hangi aşamada yapıyorsunuz?
  7. Domain, hosting ve üçüncü taraf hesaplar kimin adına olacak?
  8. Search Console ve Analytics hesaplarında şirketin yetkisi ne olacak?
  9. Premium lisansların yenileme maliyeti var mı?
  10. Site teslim edilirken yedekleri ve yönetici erişimlerini verecek misiniz?
  11. Yayın sonrası teknik destek ne kadar sürecek?
  12. Hizmet sona erdiğinde site başka bir sağlayıcıya taşınabilecek mi?

Bu soruların amacı ajansı sınava sokmak değil, projenin sınırlarını görünür hâle getirmektir.

Ucuz teklif neden her zaman ekonomik olmayabilir?

Web sitesi fiyatlarını değerlendirirken yalnızca ilk ödeme tutarına bakmak yanıltıcı olabilir.

Düşük fiyatlı bir teklif ihtiyacınızı gerçekten karşılıyorsa sorun yoktur. Ancak düşük fiyatın nedeni kritik işlerin kapsam dışında kalmasıysa ileride yeni maliyetler doğabilir.

Örneğin başlangıçta konuşulmayan şu kalemler sonradan ek maliyete dönüşebilir:

  • Premium tema veya eklenti lisansları,
  • Hosting,
  • İçerik girişi,
  • SEO düzenlemeleri,
  • Çoklu dil,
  • Form veya CRM entegrasyonları,
  • Hız optimizasyonu,
  • Yedekleme,
  • Güvenlik,
  • Bakım ve güncellemeler,
  • Mevcut siteden veri veya URL taşıma.

“En ucuz teklif hangisi?” yerine “Aynı kapsam için toplam sahip olma maliyeti nedir?” sorusunu sormak daha anlamlıdır.

En pahalı teklif de otomatik olarak en iyi proje anlamına gelmez. Fiyatı; teslim edilen değer ve üstlenilen sorumluluklarla birlikte değerlendirin.

Site yayına alınmadan önce teslim kontrolü yapın

Yayın günü gözden kaçan küçük hatalar, kullanıcı deneyimini ve ölçümlemeyi doğrudan etkileyebilir.

Teslimden önce teknik ekip ve müşteri birlikte son bir kontrol yapmalıdır. Bu kontrolün amacı kusursuzluk aramak değil, sitenin operasyonel olarak devralınabilir olduğundan emin olmaktır. Kontrol listesini üç başlıkta toplayabilirsiniz:

İçerik ve kullanıcı deneyimi

  • Menüdeki tüm bağlantılar çalışıyor mu?
  • Telefon, e-posta ve WhatsApp bağlantıları doğru mu?
  • İletişim ve teklif formları gerçekten e-posta gönderiyor mu?
  • Teşekkür sayfaları veya başarı mesajları çalışıyor mu?
  • Mobil görünümü gerçek cihazlarda test ettiniz mi?
  • Yazım hatalarını ve geçici metinleri temizlediniz mi?
  • 404 sayfası çalışıyor mu?

SEO ve indeksleme

  • Yayındaki sayfalarda yanlışlıkla noindex etiketi kaldı mı?
  • robots.txt önemli sayfaları engelliyor mu?
  • XML sitemap hazır mı?
  • Search Console doğrulamasını tamamladınız mı?
  • Eski siteden değişen URL’ler için yönlendirmeler hazır mı?
  • Sayfa başlıklarını ve açıklamalarını kontrol ettiniz mi?
  • Canonical kullanımı gerekiyorsa doğru mu?
  • Site içi bağlantılar çalışıyor mu?

Teknik ve operasyonel teslim

  • Şirket, domain erişimini doğruladı mı?
  • Hosting bilgilerini teslim aldınız mı?
  • CMS yönetici hesabınız hazır mı?
  • Analytics ve Search Console yetkilerinizi kontrol ettiniz mi?
  • Güncel bir yedek elinizde mi?
  • Lisans ve yenileme tarihleri kayıt altında mı?
  • Bakım ve destek sorumluluğu yazılı mı?

Yayından sonra bakım planı olmalı

Bir web sitesi, yayına girdikten sonra sabit kalan bir dosya değildir.

WordPress, tema ve eklenti güncellemeleri; sunucu bakımı, yedekler, güvenlik kontrolleri, form testleri, içerik güncellemeleri ve performans izleme belirli aralıklarla devam eder.

Proje başında “Bakım var mı?” sorusunun cevabını netleştirin.

Bakım hizmeti almayacaksanız şirket içinde bu işten kimin sorumlu olacağını belirleyin. Önemli olan, herkesin güncellemeleri bir başkasının yaptığını varsaydığı sahipsiz bir yapı bırakmamaktır.

SEO performansı da yayın gününde tamamlanmaz. Search Console verilerini, organik sorguları, indeksleme sorunlarını ve dönüşüm verilerini düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Yeni sitenin başarısını, tasarımın beğenisinden çok iş hedeflerine ne ölçüde hizmet ettiği gösterir.

Web sitesi yaptırmadan önce son kontrol: 12 soru

Teklifi imzalamadan önce aşağıdaki 12 soruya net cevap verebiliyorsanız projenin önemli belirsizlikleri büyük ölçüde ortadan kalkmış demektir:

  1. Web sitesinin birincil iş hedefi nedir?
  2. Sitede hangi sayfalar yer alacak?
  3. Tasarım ve içerik sorumluluğu kimde?
  4. Hangi altyapıyı, neden kullanacaksınız?
  5. Domain ve hosting hesapları kimin kontrolünde olacak?
  6. SEO, site mimarisine hangi aşamada dâhil olacak?
  7. Mevcut site varsa URL ve içerik geçiş planı hazır mı?
  8. Mobil kullanılabilirliği ve performansı nasıl test edeceksiniz?
  9. Analytics ve Search Console hangi hesapta yer alacak?
  10. Kişisel veri ve çerez süreçlerini nasıl yöneteceksiniz?
  11. Teslimde hangi erişimleri, dosyaları ve yedekleri alacaksınız?
  12. Yayın sonrasında bakım ve teknik destekten kim sorumlu olacak?

Bu soruların tamamının sözleşmede tek tek yer alması gerekmez. Ancak proje başlamadan önce tarafların bu cevapları bilmesi gerekir.

Sonuç: Web sitesi değil, kontrol edebildiğiniz bir dijital varlık satın alın

“Web sitesi yaptırırken nelere dikkat edilmeli?” sorusunun cevabı tasarım tercihleriyle sınırlı değildir.

İyi bir proje; amacın doğru tanımlandığı, kapsamın yazılı olduğu, alan adı ve hesap sahipliğinin açıkça belirlendiği, SEO’nun tasarımdan önce düşünüldüğü, mobil deneyimin test edildiği, performansın ölçüldüğü ve teslim sonrasında kimin ne yapacağının bilindiği projedir.

Bugün iyi görünen bir kurumsal web sitesi iki yıl sonra başka bir ajansa devredilebilir, yeni hizmetlerle büyüyebilir veya bambaşka bir pazara açılabilir. Sitenin yalnızca yayın gününü değil, sonraki yıllarını da düşünmek gerekir.

Teklif alırken “Kaç günde biter?” ve “Ne kadar tutar?” sorularını elbette sorun. Fakat bunlara üç soru daha ekleyin:

Site bittiğinde neyin sahibi olacağım?
Performansını nasıl ölçeceğim?
Yarın hizmet sağlayıcı değişirse bu siteyi sorunsuz biçimde devralabilecek miyim?

Bu üç sorunun cevabı netse yalnızca güzel görünen bir web sitesine değil; yönetilebilir, ölçülebilir ve büyütülebilir bir dijital varlığa sağlam bir başlangıç yapmış olursunuz.

Sıfırdan bir proje planlıyorsanız yeni web sitesi sürecimizi, mevcut sitenizi yenilemeyi düşünüyorsanız web sitesi yenileme yaklaşımımızı inceleyebilir; projenizi konuşmak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.


Kaynaklar

  1. ICANN – Information for Domain Name Registrants
  2. Google Search Console Yardım – Sitenin sahibi olduğunuzu doğrulama
  3. Google Analytics Yardım – Analytics kullanıcılarını ve kullanıcı gruplarını yönetme
  4. Google Search Central – SEO Starter Guide
  5. Google Arama Merkezi – Google Arama sonuçlarında sayfa deneyimini anlama
  6. Google Arama Merkezi – Core Web Vitals ve Google Arama sonuçlarını anlama
  7. Kişisel Verileri Koruma Kurumu – Aydınlatma Yükümlülüğü
  8. Kişisel Verileri Koruma Kurumu – Çerez Uygulamaları Hakkında Rehber
  9. Google Arama Merkezi – Yapay Zekâ Özellikleri ve Web Siteniz

Blog İçeriğini Yapay Zekâya Sorun

Tercih Ettiğiniz Yapay Zekâ Aracıyla Yazıyı Özetletin, Aklınıza Takılan Noktaları Sorun & Anlatılan Adımları Kendi Sitenize Nasıl Uyarlayabileceğinizi Konuşun.