Sayfa Yükleniyor

Skip to content
SEO KOVANI

Trendyol SEO Analizi: E-Ticaret Siteleri Ne Öğrenebilir?

Trendyol’un SEO Yapısını; Kategori Sayfaları, Ürün Sayfaları, Site Mimarisi ve Arama Niyeti Üzerinden İnceliyoruz. E-Ticaret Sitelerinin Bu Yapıdan Hangi SEO Derslerini Çıkarabileceğini Değerlendiriyoruz.

Bu Trendyol SEO analizinde kategori sayfalarını, ürün sayfalarını, site mimarisini ve arama niyetini inceliyoruz. E-ticaret sitelerinin bu yapıdan hangi SEO derslerini çıkarabileceğini değerlendiriyoruz.

İnceleme notu: Bu yazı, Trendyol’un kamuya açık web sayfaları, robots.txt dosyası ve Google Search Central dokümantasyonu üzerinden hazırlanmıştır. Trendyol’un şirket içi SEO stratejisine, Search Console verilerine veya ticari kararlarına ilişkin bir iddia içermez.

Bir e-ticaret sitesinde birkaç yüz ürün varken kategori yapısını yönetmek görece kolaydır. Ürün sayısı binlere, kategoriler yüzlere ve kullanıcıların arama biçimleri binlerce farklı kombinasyona ulaştığında ise aynı problem bambaşka bir ölçeğe taşınır.

Trendyol, Türkiye’deki kurumsal sayfasında 40 milyondan fazla müşterisi, 250 binin üzerinde iş ortağı ve 40 milyonu aşkın ürünü bulunduğunu belirtiyor.[1] Bu büyüklük, platformu yalnızca bilinen bir e-ticaret markası değil; site mimarisi, kategori yönetimi, filtreler, ürün sayfaları ve iç bağlantılar açısından incelenmeye değer bir örnek hâline getiriyor.

Ancak bu yazının amacı Trendyol’u kopyalamak değil. Daha önemli soru şu: Bu ölçekte çalışan bir e-ticaret sitesinin kamuya açık yapısından, daha küçük bir e-ticaret sitesi hangi SEO prensiplerini çıkarabilir?

Bu sorunun yanıtı yalnızca başlık ve açıklamalarda değil; hangi sayfanın hangi arama niyetini karşıladığına, filtrelerin nasıl kontrol edildiğine ve ürünlerin site içinde nasıl birbirine bağlandığına bakıldığında ortaya çıkıyor.

Trendyol yalnızca marka gücü sayesinde mi görünür?

Trendyol gibi yüksek marka bilinirliğine sahip bir platformun Google’daki görünürlüğünü yalnızca SEO’ya bağlamak doğru olmaz. Marka talebi, doğrudan ziyaretler, ürün çeşitliliği, satıcı ağı ve kullanıcı davranışları bu görünürlüğün farklı parçalarıdır.

Bunun tersi de doğru: Güçlü bir marka olmak, büyük bir e-ticaret sitesinde teknik SEO ve bilgi mimarisi ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Çünkü kullanıcıların tamamı Google’a "Trendyol" yazarak arama yapmaz. "Kadın spor ayakkabı", "42 numara kadın ayakkabı", "Nike P-6000", "önü açık ayakkabı" gibi kategori, ürün tipi, özellik, marka ve model odaklı sorgular markadan bağımsız arama talebi oluşturur.

E-ticaret SEO açısından asıl mesele de burada başlar. Milyonlarca ürünü tek tek Google’a anlatmaya çalışmak yerine, arama talebini anlamlı sayfa türlerine dönüştüren bir yapı gerekir.

Google’ın e-ticaret siteleri için yayımladığı dokümantasyonda da menülerden kategori sayfalarına, kategorilerden alt kategorilere ve oradan ürünlere uzanan bağlantı yapısının Google’ın siteyi anlamasına yardımcı olduğu belirtiliyor.[2] Dolayısıyla büyük bir katalogda SEO yalnızca ürün optimizasyonu değildir; önce kataloğun nasıl düzenlendiği meselesidir.

E-ticaret SEO’sunda ilk mesele: Doğru sorgu için doğru sayfa

Bir kullanıcı "Nike P-6000" aradığında ürün veya model ailesi görmek isteyebilir. "Kadın ayakkabı" aramasında ise tek bir ürün yerine seçenekleri karşılaştırabileceği bir kategori bekler. "42 numara kadın ayakkabı" sorgusu daha dar bir ihtiyeti ifade eder.

Bu sorguların tamamını aynı sayfaya yönlendirmek kullanıcı açısından da arama motoru açısından da sağlıklı bir yapı oluşturmaz.

Trendyol’da incelediğimiz kamuya açık sayfalar bu ayrımı görünür kılıyor. Genel kategorilerin yanında daha belirli arama niyetlerine karşılık gelen sayfalar bulunuyor. "Önü Açık Ayakkabı", "42 Numara Bayan Ayakkabı" veya "Nike P 6000" gibi örnekler, geniş bir ürün havuzunun farklı kullanıcı ihtiyaçları etrafında ayrı giriş noktalarına dönüştürülebildiğini gösteriyor.[3][4][5]

Buradan çıkarılabilecek ders, her anahtar kelime için yeni bir sayfa açmak değildir. Tam tersine, önce şu soruların yanıtlanması gerekir:

  • Sorgunun arkasında gerçek ve ayrı bir kullanıcı niyeti var mı?
  • Bu niyeti karşılayacak yeterli ürün bulunuyor mu?
  • Sayfa, başka bir kategoriyle aynı ürünleri ve aynı amacı tekrar mı ediyor?
  • Kullanıcı bu sayfaya geldiğinde anlamlı bir seçim yapabiliyor mu?

Bir e-ticaret sitesinde kategori sayfası, yalnızca ürünleri listeleyen teknik bir ara yüz değildir. Doğru kurgulandığında kullanıcının arama niyeti ile ürün kataloğu arasındaki köprü hâline gelir.

Kategori sayfaları neden e-ticaret SEO’sunun merkezinde?

Ürün sayfaları çoğu zaman çok spesifik sorgulara yanıt verir. Kategori sayfaları ise daha geniş, karşılaştırmaya ve satın alma kararına yakın sorguları karşılayabilir.

Trendyol’daki "Önü Açık Ayakkabı" örneğinde yalnızca ürün listesi bulunmuyor. Sayfanın devamında ilişkili sayfalara bağlantılar, açıklayıcı metinler ve sık sorulan sorular yer alıyor.[3] "42 Numara Bayan Ayakkabı" sayfasında da benzer şekilde ilişkili sorgulara giden bağlantılar ve kategoriye özgü metinsel bölümler bulunuyor.[4]

Burada önemli olan, sayfaya mümkün olduğunca fazla metin eklemek değil. Kategori sayfasının üç farklı işi aynı anda yapabilmesidir:

  1. Kullanıcının ürünleri filtreleyip karşılaştırmasını sağlamak.
  2. Arama motoruna sayfanın hangi ürün grubunu temsil ettiğini anlatmak.
  3. İlgili alt kategorilere, markalara veya ürün kümelerine geçiş sunmak.

Bu nedenle "kategori sayfası SEO’su" başlık, meta açıklama ve birkaç paragraf metinden ibaret düşünülmemeli. Ürünlerin sayfaya nasıl bağlandığı, kategori isimlendirmesi, breadcrumb yapısı, filtreler, alt kategori bağlantıları ve sayfanın site içindeki konumu aynı sistemin parçalarıdır.

Google da sayfalar arasındaki bağlantıları kullanarak sitenin yapısını ve sayfaların göreli önemini anlamaya çalıştığını açıkça belirtiyor.[2] Yani kategori mimarisi, yalnızca ziyaretçinin gezinme deneyimini değil, tarama ve keşif süreçlerini de etkiler.

Filtreler kullanıcı için faydalı, SEO için neden riskli?

E-ticaret sitelerinde filtreleme vazgeçilmezdir. Renk, beden, marka, fiyat, materyal, satıcı veya teslimat seçeneği gibi özellikler olmadan geniş ürün kataloglarında kullanıcıların aradığını bulması zorlaşır.

Sorun, her filtre seçiminin yeni bir URL üretmeye başlamasıyla ortaya çıkar.

Örneğin bir ayakkabı kategorisinde 10 marka, 8 beden, 6 renk ve çeşitli fiyat aralıkları bulunuyorsa, filtre kombinasyonları kısa sürede yüzlerce veya binlerce URL’ye dönüşebilir. Birden fazla filtrenin aynı anda seçilebildiği sistemlerde sayı çok daha hızlı büyür.

Google, filtreli gezinme sistemlerinin neredeyse sonsuz sayıda URL üretebileceğini; bunun gereksiz taramaya ve önemli sayfaların daha yavaş keşfedilmesine yol açabileceğini belirtiyor.[6]

Trendyol’un güncel robots.txt dosyasında da çok sayıda parametre ve filtre deseninin taramaya kapatıldığı görülüyor. Fiyat, satıcı, sıralama ve farklı filtre parametrelerine ilişkin Disallow kuralları bunun somut örnekleri arasında.[7]

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu:

Kullanıcıya filtre sunmak ile her filtre sonucunu Google’da indekslenebilir bir SEO sayfasına dönüştürmek aynı şey değildir.

Bu ayrım, büyük veya küçük fark etmeksizin her e-ticaret sitesi için önemlidir.

Her filtre sayfası indekslenmeli mi?

Hayır.

Bir filtre kombinasyonu kullanıcı için yararlı olabilir ancak Google’da bağımsız bir arama talebini karşılamıyor olabilir. Örneğin çok dar bir fiyat + beden + renk + teslimat kombinasyonunun ayrı bir organik açılış sayfası olarak değer üretmesi beklenmeyebilir.

Buna karşılık "42 numara kadın ayakkabı" gibi belirli ve anlaşılır bir ihtiyacın bağımsız bir sayfaya dönüşmesi daha anlamlı olabilir.

Buradaki karar, filtre özelliğinin kendisine göre değil arama niyeti ve sayfanın bağımsız değerine göre verilmelidir.

Bu nedenle e-ticaret SEO’sunda sağlıklı yaklaşım, "tüm filtreleri açalım" veya "tüm filtreleri kapatalım" kadar basit değildir. İndekslenebilir sayfalar ile yalnızca kullanıcı deneyimi için çalışan filtrelerin birbirinden ayrılması gerekir.

Filtre sayfası ile SEO landing page arasındaki fark

Trendyol incelemesinde dikkat çeken noktalardan biri, belirli kullanıcı ihtiyaçlarının yalnızca geçici filtre sonuçları olarak bırakılmaması.

"Önü Açık Ayakkabı", "42 Numara Bayan Ayakkabı" ve "Nike P 6000" gibi sayfalar kendi başlıkları, URL’leri, ürün listeleri ve bazı örneklerde metinsel içerikleriyle ayrı birer giriş noktası oluşturuyor.[3][4][5]

Bu, e-ticaret siteleri için önemli bir ayrım sunuyor:

Filtre URL’si, kullanıcının mevcut ürün listesini daraltması sonucu oluşabilir.

SEO landing page ise belirli bir arama niyetini kalıcı ve anlamlı biçimde karşılamak üzere planlanır.

İkisinin ekranda benzer ürünleri göstermesi, SEO açısından aynı işlevi gördükleri anlamına gelmez.

Bir filtre kombinasyonunu kalıcı landing page’e dönüştürmeden önce ürün sayısı, talebin sürekliliği, sorgunun diğer kategorilerden ayrışması ve sayfanın kendi başına değer üretip üretmediği değerlendirilmelidir.

Aksi hâlde site, birbirine çok benzeyen yüzlerce sayfa üretmeye başlayabilir. Bu durum hem içerik kalitesini düşürür hem de hangi sayfanın hangi sorgu için asıl hedef olduğu konusunda belirsizlik yaratabilir.

Ölçekli kategori içeriği her zaman kaliteli içerik anlamına gelmez

Büyük e-ticaret sitelerinde binlerce kategori ve alt sorgu için özgün metin üretmek başlı başına bir ölçek problemidir.

Trendyol’daki bazı kategori ve landing page örneklerinde ürün listesinin altında kategoriye özgü açıklamalar, alt başlıklar ve soru-cevap bölümleri yer alıyor.[3][4] Bu yapı, sayfanın yalnızca ürün kartlarından oluşmamasını ve konuya ilişkin ek bağlam sunmasını sağlayabilir.

Ancak burada önemli bir sınır bulunuyor: Metnin varlığı ile metnin faydalı olması aynı şey değildir.

Kategori açıklaması yalnızca anahtar kelimeyi farklı cümlelerle tekrar ediyorsa kullanıcıya yeni bir karar ölçütü sunmaz. Çok sayıda sayfada benzer şablonların kullanılması da içeriklerin birbirinden ayrışmasını zorlaştırabilir.

Örneğin kullanıcı "42 numara kadın ayakkabı" sayfasındaysa gerçekten şu bilgilere ihtiyaç duyabilir:

  • Hangi ürün türlerinde 42 numara seçenek daha fazla?
  • Kalıp ve beden konusunda nelere dikkat edilmeli?
  • Spor, günlük veya topuklu modeller arasında seçim nasıl yapılmalı?
  • İade ve beden değişimi kararı verirken ürün yorumları nasıl değerlendirilmeli?

Bunlar, sayfanın ticari amacını bozmadan kullanıcı kararını destekleyen sorulardır.

Dolayısıyla küçük bir e-ticaret sitesi için çıkarılması gereken sonuç, "her kategoriye uzun SEO metni yazmak" değildir. Daha doğru yaklaşım, kategoriye gerçekten özgü olan bilgiyi kısa ve işlevsel biçimde sunmaktır.

Ürün sayfaları yalnızca ürün adı, görsel ve fiyattan oluşmuyor

Kategori sayfası daha geniş bir niyeti karşılarken ürün sayfası, kararın daha spesifik bir aşamasına hitap eder.

Trendyol’daki güncel ürün sayfası örneklerinde ürün adı, fiyat, varyant veya beden bilgileri, teslimat bilgileri, öne çıkan özellikler, satıcı bilgisi, ürün açıklaması, değerlendirmeler ve bazı ürünlerde soru-cevap bölümleri birlikte yer alıyor.[8][9]

Bu yapı, ürün sayfasının neden e-ticaret SEO’sunda ayrı değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Bir ürün sayfası arama motoruna yalnızca "bu ürün burada satılıyor" bilgisini vermemeli. Kullanıcının satın alma kararında ihtiyaç duyduğu temel özelliklerin mümkün olduğunca açık biçimde sunulması gerekir.

Özellikle şu bilgiler ürün sayfalarında önem kazanır:

  • ürünün tam ve ayırt edici adı,
  • marka ve model bilgisi,
  • varyantlar,
  • fiyat ve stok durumu,
  • temel teknik veya fiziksel özellikler,
  • özgün ürün açıklaması,
  • teslimat ve iade konusunda gerekli bilgiler,
  • kullanıcı yorumları ve gerçek ürün soruları.

Google’ın ürün yapılandırılmış verileri dokümantasyonu da fiyat, stok durumu, değerlendirme, kargo ve benzeri ürün verilerinin arama sonuçlarında daha zengin biçimde anlaşılmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.[10][11]

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Trendyol’un sayfada hangi Schema.org işaretlemelerini kullandığı bu incelemede doğrulanmış değildir. Bu nedenle kamuya açık sayfa içeriği ile Google’ın ürün yapılandırılmış veri önerilerini aynı şeymiş gibi değerlendirmiyoruz.

Çıkarılacak ders daha genel: Ürün verisi ne kadar düzenli, açık ve tutarlıysa hem kullanıcı hem arama sistemleri için o kadar anlaşılır bir yapı oluşur.

Site içi bağlantılar ürün keşfinin görünmeyen tarafı

E-ticaret sitelerinde internal linking, yani site içi bağlantı yapısı çoğu zaman yalnızca blog yazılarında kullanılan bir SEO tekniği gibi düşünülür. Oysa büyük kataloglarda esas bağlantı ağı kategori, alt kategori, marka ve ürün sayfaları arasında oluşur.

Trendyol’daki kategori örneklerinde "Bunlar da İlginizi Çekebilir" alanları üzerinden yakın ürün gruplarına ve sorgulara bağlantılar verildiği görülüyor.[3][4] Bu bağlantılar kullanıcıya alternatif keşif yolları sunarken, sayfalar arasındaki anlamsal ilişkileri de görünür hâle getiriyor.

Google da site içindeki bağlantıların sayfalar arasındaki ilişkiyi ve göreli önemi anlamada kullanılabileceğini belirtiyor.[2]

Burada küçük e-ticaret siteleri için çok pratik bir ders var:

Bir ürünün yalnızca XML sitemap içinde bulunması yeterli değildir. Ürün, anlamlı bir gezinme zinciri içinde de erişilebilir olmalıdır.

Örneğin:

Ana sayfa → Kadın → Ayakkabı → Spor Ayakkabı → Ürün

gibi bir yol, kullanıcının da arama motorunun da ürünün katalogdaki yerini anlamasını kolaylaştırır.

Aynı şekilde benzer kategoriler arasında kurulan bağlantılar, kullanıcıyı rastgele başka bir sayfaya göndermek yerine bir sonraki mantıklı seçeneğe taşımalıdır.

Site içi bağlantının değeri, bağlantı sayısından değil bağlantının bağlamından gelir.

URL yapısı önemli ama site mimarisinin kendisi değil

SEO çalışmalarında URL’lerin kısa olması, kategori adlarının URL’de geçmesi veya belirli dizin yapılarının kullanılması sıkça tartışılır. Bunlar yararlı olabilir; ancak URL’nin görünümü ile bilgi mimarisi birbirine karıştırılmamalıdır.

Google, e-ticaret site yapısını anlamak için URL klasörlerine güvenmekten çok sayfalar arasındaki bağlantıları analiz ettiğini belirtiyor.[2]

Bu nedenle:

/kadin/ayakkabi/spor-ayakkabi/

gibi okunabilir bir URL tek başına iyi bir site mimarisi kanıtı değildir.

Eğer spor ayakkabı sayfasına site içinde anlamlı biçimde bağlantı verilmiyorsa, ürünler kategori zincirinde erişilebilir değilse veya benzer sayfalar arasında görev çakışması varsa temiz URL yapısı problemi çözmez.

Trendyol gibi büyük yapılarda da asıl incelenmesi gereken nokta URL’nin ne kadar estetik olduğu değil, farklı sayfa türlerinin katalog içinde hangi rolü üstlendiğidir.

Pagination: Ürünler ilk sayfaya sığmadığında ne olur?

Geniş kategorilerde tüm ürünleri tek sayfada göstermek mümkün değildir. Bu nedenle sayfalama, sonsuz kaydırma veya "daha fazla göster" gibi yöntemler kullanılır.

Trendyol’da bazı kategori ve landing page URL’lerinde ?pi= parametresiyle sayfalanmış sonuçların erişilebilir olduğu görülüyor.[12] robots.txt içinde de belirli ülke ve URL desenlerine yönelik pagination kuralları bulunuyor.[7]

Buradan doğrudan "Trendyol’un pagination stratejisi budur" gibi genel bir sonuç çıkarmak doğru olmaz; çünkü kurallar URL tipine ve pazara göre değişebiliyor.

Ancak e-ticaret siteleri için temel problem nettir: İlk ekranda görünmeyen ürünlerin de arama motorları tarafından keşfedilebilir olması gerekir.

Google’ın e-ticaret dokümantasyonu, kategori sayfasından erişilemeyen ürünlerin yalnızca site içi arama kutusuna bırakılmamasını; indekslenmesi istenen ürünlere bağlantı verilmesini öneriyor.[2] Ürünlerin bağlantı yoluyla erişilemediği durumlarda sitemap ve Merchant Center feed’leri de keşfi destekleyebilir.

Dolayısıyla ürün listeleme deneyimi tasarlanırken yalnızca kullanıcı ara yüzü değil, taranabilir bağlantı yapısı da hesaba katılmalıdır.

E-ticaret SEO’su yalnızca mavi bağlantılardan ibaret değil

Ürün aramaları artık yalnızca klasik organik sonuç listesinden oluşmuyor. Google Search, Google Images, ürün sonuçları ve farklı alışveriş yüzeyleri aynı ürün verisini çeşitli biçimlerde kullanabiliyor.[13]

Google, ürün sayfalarında yapılandırılmış veri kullanılmasının ürün bilgisinin daha iyi anlaşılmasına ve uygun sayfaların ürün açısından zengin sonuçlara uygun hâle gelmesine yardımcı olabileceğini belirtiyor. Merchant Center verileri de Google’ın ürünleri anlamasını ve farklı alışveriş yüzeylerinde kullanmasını destekleyebiliyor.[11][13]

Bu yüzden e-ticaret SEO stratejisi yalnızca "kategori kelimesinde ilk üçe çıkmak" hedefiyle sınırlandırılmamalı.

Ürün kataloğunun şu başlıklarda tutarlı olması gerekir:

  • ürün isimleri,
  • marka ve model bilgileri,
  • fiyat,
  • stok,
  • varyant,
  • görseller,
  • ürün açıklamaları,
  • kategori ilişkileri,
  • yapılandırılmış veriler,
  • Merchant Center verileri.

Bu alanlar birbirinden kopuk yönetildiğinde aynı ürün farklı sistemlere farklı biçimde anlatılabilir.

Trendyol örneği GEO ve yapay zekâ aramaları açısından ne söylüyor?

GEO konuşulurken sık yapılan hatalardan biri, yapay zekâ destekli aramalar için tamamen farklı bir SEO sistemi gerektiğini düşünmek.

Google, Mayıs 2026’da yayımladığı generative AI optimizasyon rehberinde SEO’nun temel uygulamalarının üretken yapay zekâ özellikleri için de geçerli ve temel olduğunu vurguluyor. Aynı rehber; benzersiz, faydalı ve sıradan olmayan içerik üretmenin önemini koruduğunu belirtiyor.[14]

Bu nedenle bir e-ticaret sitesinin GEO yaklaşımı, kategori sayfalarına yapay biçimde soru-cevap eklemekten ibaret olmamalı.

Daha sağlam yaklaşım şudur:

  • Ürün ve kategori ilişkileri açık olmalı.
  • Sayfalar taranabilir ve indekslenebilir olmalı.
  • Ürün özellikleri tutarlı biçimde sunulmalı.
  • Kullanıcı sorularına doğrudan yanıt veren bilgi bulunmalı.
  • Marka, model, kategori ve özellik gibi varlıklar arasındaki ilişkiler belirsiz bırakılmamalı.
  • Sayfa, başka sayfalarda bulunan bilgiyi yalnızca yeniden üretmek yerine gerçek bir fayda sağlamalı.

Trendyol örneğinin GEO açısından öğretici tarafı da burada. Ölçek büyüdükçe bilgi yalnızca daha fazla sayfaya değil, daha anlaşılır ilişkilere ihtiyaç duyuyor.

Yapay zekâ sistemlerinin e-ticaret içeriğini anlayabilmesi için önce sitenin kendisinin ne sattığını, hangi ürünün hangi kategoriye ait olduğunu ve sayfanın hangi soruya cevap verdiğini açık biçimde ifade etmesi gerekir.

Trendyol’da işe yarayan her şey küçük bir e-ticaret sitesinde uygulanmalı mı?

Hayır.

Bu analizin belki de en önemli sonucu bu.

40 milyonu aşkın ürün bulunduğunu belirten bir pazar yeri ile 500 ürün satan bir markanın aynı SEO mimarisine ihtiyacı yoktur.[1] Ölçek değiştiğinde tarama problemi, kategori sayısı, filtre ihtiyacı, içerik üretimi ve teknik altyapı da değişir.

Örneğin küçük bir mağazanın "siyah", "beyaz", "kırmızı" gibi her renk için ayrı kategori açması çoğu zaman gereksiz olabilir. Ürün sayısı azsa bu sayfalar zayıf ve birbirine çok benzeyen listelere dönüşebilir.

Aynı şekilde büyük bir pazar yerinde anlamlı olan yüzlerce landing page, daha küçük bir katalogda ana kategorilerin otoritesini parçalayabilir.

Bu nedenle büyük markaları incelerken yapılması gereken, gördüğümüz her uygulamayı kopyalamak değil; uygulamanın arkasındaki problemi anlamaktır.

Gözlenen ihtiyaçBüyük pazar yerinde çözümDaha küçük e-ticaret sitesinde soru
Çok sayıda arama niyetiÇok sayıda kategori ve landing pageBu sorgu için gerçekten ayrı sayfa gerekiyor mu?
Çok geniş ürün havuzuGelişmiş filtrelemeHangi filtreler kullanıcı için gerçekten gerekli?
Çok sayıda filtre URL’siTarama kuralları ve URL kontrolüGereksiz parametreler indeksleniyor mu?
Ürün keşfiYoğun kategori ve iç bağlantı ağıHer ürün kategori zincirinden erişilebilir mi?
Uzun kuyruklu sorgularÖzellik, model ve niyet odaklı sayfalarYeterli ürün ve farklılaşmış içerik var mı?
Ürün bilgisinin ölçeklenmesiStandart ürün veri alanlarıÜrün verileri tutarlı ve eksiksiz mi?

Bu tabloyu tek bir cümleyle özetlemek mümkün:

Ölçek değişebilir; SEO prensibi değişmez.

E-ticaret siteleri Trendyol analizinden hangi dersleri çıkarabilir?

Trendyol’un kamuya açık yapısına baktığımızda tek bir "SEO sırrı" görünmüyor. Bunun yerine birbirini tamamlayan bir sistem görülüyor: kategoriler, daha spesifik landing page’ler, ürün sayfaları, filtreler, bağlantılar ve teknik tarama kontrolleri.

Daha küçük bir e-ticaret sitesi için uygulanabilir dersler de aynı sırayla düşünülebilir.

Önce ürünlerin hangi ana kategorilere ayrılması gerektiği belirlenmeli. Ardından kullanıcıların gerçekten ayrı bir sayfa beklediği alt niyetler tespit edilmeli. Filtreler kullanıcı deneyimi için oluşturulmalı ancak her filtre URL’sinin indekslenmesine otomatik olarak izin verilmemeli. Ürünler kategori ve alt kategori bağlantıları üzerinden erişilebilir olmalı. Ürün sayfaları ise yalnızca tedarikçi açıklamasını tekrar etmek yerine satın alma kararında ihtiyaç duyulan bilgileri açıkça sunmalı.

Bütün bunlar tamamlanmadan yüzlerce yeni SEO landing page üretmek genellikle sorunu çözmez. Yalnızca sitenin yönetilmesi gereken URL sayısını artırır.

Sonuç: Trendyol’u değil, arkasındaki sistemi incelemek gerekiyor

Trendyol SEO analizi bize önemli bir şeyi gösteriyor: Büyük e-ticaret sitelerinde SEO, birkaç yüksek hacimli anahtar kelimeyi sayfalara yerleştirmekten çok daha geniş bir mimari problemidir.

Kategori sayfaları arama niyetlerini ürün havuzuyla buluşturur. Filtreler kullanıcıya seçenek sunarken kontrol edilmediğinde gereksiz URL’ler oluşturabilir. Ürün sayfaları satın alma kararına yaklaşan sorguları karşılar. Site içi bağlantılar ise bütün bu sayfaların birbirinden kopuk kalmasını önler.

Bu yüzden Trendyol gibi bir yapıyı incelerken "hangi başlığı kullanmış?" sorusundan önce şu soruyu sormak daha değerlidir:

Bu kadar büyük bir ürün kataloğunda hangi sayfanın hangi kullanıcı ihtiyacını karşılayacağı nasıl ayrıştırılmış?

Küçük ve orta ölçekli e-ticaret siteleri için doğru yaklaşım, aynı sayfa sayısına veya aynı filtre mimarisine ulaşmaya çalışmak değildir. Kendi ürün sayısına, arama talebine ve kullanıcı davranışına uygun olan en sade yapıyı kurmaktır.

SEO açısından güçlü bir e-ticaret sitesi, en fazla sayfaya sahip olan site değildir. Her önemli sayfanın neden var olduğu anlaşılabilen sitedir.


Kaynaklar

  1. Trendyol – Biz Kimiz
  2. Google Search Central – E-ticaret Web Sitesi Gezinme Yapısı
  3. Trendyol – Önü Açık Ayakkabı
  4. Trendyol – 42 Numara Bayan Ayakkabı
  5. Trendyol – Nike P 6000
  6. Google Search Central – Faceted Navigation ve Tarama Yönetimi
  7. Trendyol – robots.txt
  8. Trendyol – Nike P-6000 Ayakkabı Ürün Sayfası
  9. Trendyol – Nike P-6000 Erkek Sneaker Ayakkabı Ürün Sayfası
  10. Google Search Central – Product Structured Data
  11. Google Search Central – Merchant Listing Structured Data
  12. Trendyol – Önü Açık Ayakkabı, Sayfa 12
  13. Google Search Central – E-ticaret İçeriğinin Google’da Görünebileceği Alanlar
  14. Google Search Central – Google Arama’da Üretken Yapay Zekâ Optimizasyonu

Blog İçeriğini Yapay Zekâya Sorun

Tercih Ettiğiniz Yapay Zekâ Aracıyla Yazıyı Özetletin, Aklınıza Takılan Noktaları Sorun & Anlatılan Adımları Kendi Sitenize Nasıl Uyarlayabileceğinizi Konuşun.